152 sonuçtan 1-24 arası gösteriliyor

Yoldan Bir Haber – Fethiye Deniz Demir

295,00
Ben Gizem Özsoy. Aşkı derya bilen ve denizin en mavisine âşık olup mavi vatanı savunma görevini üstlenmiş bir bahriyeliyim. Barlas Güçlü Soykan ise harbiyeli bir üsteğmen, hayatı hissettiklerinden çok gördüklerine yoran karaya âşık bir subay. Vatan topraklarını savunma görevini en iyi şekilde icra edip gerekirse gözünü kırpmadan canını dahi verecek bağlılıktaydı. Askerliği, azmin, gücün ve de irfanın ordusu diye tanımlıyor, mesleğini onur ve gururla icra ediyordu. Biz ilk önce mesleklerimize, sonra birbirimize âşıktık! Hata yapmamız olanaklı, sıkılmamız ise kaçınılmazdı. Sonuçta insandık. Her insan gibi bizde de her şey mümkündü. Biz sevmeyi çok güzel becerdik fakat hayatın bize sunacağı şeyleri kestiremedik. Çünkü ikimizin de önceliği görevlerimizdi. Hayat umutlarla doluydu. Biz bitti desek de aşk kolay kolay bitmeyecekti…

Âşık Hüseyin Topal – Hatice Güzel

95,00
Kahramanmaraş Andırın ilçesi ve çevresinde, kaybolmaya yüz tutmuş âşıklık ve ozanlık geleneğinin temsilcisi ve kültür elçisi Âşık Hüseyin Topal ile ilgili yapmış olduğumuz bu çalışmada, ulaşabildiğimiz kaynaklardan elde ettiğimiz ve derlediğimiz bilgileri, geçmiş ile gelecek arasında bir kültür köprüsü vazifesi görmesi ümidi ve dileğiyle ilk kez kitap haline getirdik. Âşık Hüseyin Topal’ın türkü ve şiirlerinin kaybolması ve unutulması kültürümüz için elbette ki yitik bir hazine değerindedir. Türkülerinde yaşadığı dönemin ekonomik zorlukları ve toplumun ahlak ve kültür yozlaşmasına dikkat çekmiştir. Âşık Hüseyin Topal, eserlerinde yaşadığı bölgenin ağzını kullanmıştır. Şiirlerinde, aşk, sevda, kahramanlık ve ayrılık temalarına yer vermiş, “Âşık Hüseyin” mahlasını kullanmıştır. Türkü ve şiirlerinde, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Sümmeli Bey gibi âşıklık ve ozanlık geleneğinin öncü isimlerinin izlerine rastlıyoruz.

Bir Çiçek Misali – Zübeyde Kozanoğlu

105,00
Can bizde candaş bizde Kan bizde kandaş bizde Eğilmeyen baş bizde Sevdadır Türkiye’miz İl bizde ülkü bizde Mest eden ülke bizde Mert bizde ilke bizde Sevdadır Türkiye’miz Tarih bizde gün bizde Unutulmaz dün bizde Tarihlerden ün bizde Sevdadır Türkiye’miz Baş bizde başlar bizde Dört mevsim kışlar bizde Helâlden aşlar bizde Sevdadır Türkiye’miz

Bir Çocuk Yetişir Dünya Değişir – Mesut İrge

210,00
Bir çocuk yetişir dünya değişir adlı kitabımızın manevi sorumluluğuyla vermeye çalıştığım eğitimimizde her geçen gün sizlerde gördüğüm olumlu gelişimleriniz beni çok mutlu ediyor. Tek hedefim sizleri şampiyon yapmak değil en büyük hedefim şampiyonlukla beraber etik kurallar (saygılı, efendi, dürüst, alçak gönüllü, güvenilir) şampiyonu da yapmaktır. Bu kitabımız ve yapmış olduğumuz çeşitli projelerimizde sizlerin gelişimi için ne kadar çaba sarf ettiğimin en yakın şahitlerisiniz. Sizden istediğim, büyüdüğünüzde etki alanınızı genişlettiğinizde ve karar verici konuma geldiğinizde bu tür projeleri desteklemenizdir. Önce kendinize, sonra ailenize, sonra arkadaşlarınıza, işinize, vatanınıza ve milletinize saygı duyacak bu değerlerinize sahip çıkacaksınız. Bir şeyleri değiştirmek düşünmeyle başlar, bir kişinin harekete geçmesiyle eyleme dönüşür ve milyonlar peşinden gider. Şimdilik ben sizin için düşünenim, siz benim için eyleme geçensiniz ve ulaştığımız her kişi milyonları oluşturacak kişilerdir. O yüzden “Bir çocuk yetişir dünya değişir.” diyoruz. Bu güzel duygu ve temennilerle kitabımızın ikinci baskısının hayırlı olmasını diliyor, sizleri çok seviyorum.

Alaska Macerası – Jules Verne

100,00
Yirmi yıl önce Fransa’dan Amerika’ya göç eden Bay ve Bayan Kaskabel, çocuklarıyla birlikte kurdukları gezici sirk sayesinde kıt-kanaat geçinebiliyorlardı. Sıkıntıya daha fazla dayanamayan Bay Kaskabel, Fransa’ya geri dönme önerisinde bulunur. Öneri kabul görünce hazırlıklara başlanır. New York’a kadar arabayla gidecekler ve oradan gemiye binerek Avrupa’ya ulaşacaklardır. Limana ulaşabilmek için yola çıkarlar ancak yolda, içinde tüm birikimlerinin bulunduğu para kasası hırsızlar tarafından çalınır. Böylece gemi yolculuğu suya düşmüş olur. Bay Kaskabel, Fransa’ya gitme konusunda kararlıdır. Yeni bir rota çizer. O da zorlu Alaska coğrafyası üzerinden Bering Boğazı’na ulaşarak Rusya’ya geçmektir. Çaresiz yola koyulurlar ama bu güzergâhta Kaskabel ailesini için çok tehlikeli sürprizler beklemektedir. Bakalım Kaskabel ailesi Alaska buzullarını geçip Fransa’ya ulaşabilecek mi?

Vahşet Ormanı – Emre İmzalı

110,00
Selçuk ve arkadaşları son sınıf Arkeoloji bölümü okuyan beş Üniversite öğrencisidir. Fakültede süregelen kayıp bir hazine hikayesi vardır. Bu hazineyi bulabilmek için ıssız ve ürkütücü bir ormana giden birçok öğrenciden bir daha haber alınamamıştır. Üniversitede bu kayıp hazine konusuyla ilgilenen Arkeolog Kemalettin Hoca öğrencilerini bu konuda sürekli uyarmıştır. Ancak öğrenciler her şeye gereğinden fazla meraklı oldukları için onu hiçbir zaman dinlememiştir. Öğrencilerden Selçuk’un kız kardeşi Masal hasta olduğu için derhal ameliyat olması gerekir. Selçuk’un ailesinin maddi durumu yeterli olmadığı için Selçuk son çare olarak o kayıp hazineyi bulmaya karar verir. Selçuk hazine hakkında bilgi sahibi olan ve elinde eski bir parşömeni olan Kemalettin Hoca’yı da kandırarak arkadaşlarıyla birlikte o ıssız ormana doğru yola çıkar. Beş öğrencinin de amacı kayıp hazineyi bularak Masal’ın ameliyat ücretini ödemektir. Fakat ormana vardıkları zaman bir vahşet ormanına geldiklerini anlarlar. Organ ticareti yapan ve insan eti yemekten hoşlanan Macar asıllı Loyas ve ailesiyle karşılaşırlar … 2016 yılında yazar tarafından uzun metraj bir film senaryosu olarak kaleme alınan bu gerilim ve aksiyon dolu eser artık bir roman olarak karşımızda…

Kalpler Üşürse – Aydın Adaklı

75,00
Dört gencin hayat hikâyesinden yola çıkan bu eser, onların anne babalarıyla sağlıksız iletişimleri yüzünden bağımlılık tuzağına nasıl düştüklerini gözler önüne seriyor. Ebeveynlere kendi hatalarını göstererek çocukları bağımlılıktan korumayı hedefleyen eser, gençlere ise ailenin kıymetini sarsıcı şekilde sunuyor. Kitabı okuyan ve oyunu izleyen herkes, derin bir empati ile kendi hatalarını görüyor ve en sonunda sevgi kazanıyor. Bu tiyatro eseri, gençleri karanlık girdaplardan çekip çıkararak aile bağlarını güçlendirmeyi amaçlıyor.

Çocuk Yetiştirmede Uzman Anne – Aydın Adaklı

95,00
Annelik, sadece çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak değil, aynı zamanda potansiyelinizi de keşfetmektir. Bir annenin kişisel gelişimi çocuğun başarısına giden yolun anahtarıdır. Bu kitapta, anne olarak kendinize yatırım yapmayı, güçlü ve mutlu bir birey olmayı ve çocuğunuzu en iyi şekilde yetiştirmeyi öğreneceksiniz.

Hazin Bir Hikaye – Mehmet Çobas

140,00
Bir ülkenin huzur bulamamış çorak topraklarından uçsuz bucaksız bir yerlere, ardımdan bir toz bulutu bırakarak uzaklaşıyordum. Acı dolu diyarların, yüzümde kabarttığı soğuk ter damlacıklarını, elimin yeniyle temizliyordum. Bazen duraksar cayardım gitmekten, terk etmekten, edilmekten. Omuzlarımın üzerinden ardıma baktığımda, ardımdan bıraktığım hüzünleri görmemek için bakışlarımı kaçırıyordum. Gitgide gözden kayboluyordum. Korkuyordum yalnız kalmaktan, gri bir kasvetin üzerime çökeceğinden, çaresiz bir vaziyette soluklanmaktan. Ateşli tıngırtıların, kadınların çığırışı, çocukların zırıl zırıl ağlayışı, karanlığın yüz ifadesi gibiydi. Gidişimin sebebiydi aslında: Farah’tan kopmak, sınır ötenin huzurlu ortamına sığınmak…

Her Gerçek Bir Hayal İle Başlar – Merve Çetin

210,00
HEY, SANA DİYORUM; ÇOK GÜZEL ŞEYLER BAŞARACAĞIMIZA İNANIYORUM, GELSENE? Aaa, hadi yapma ama çok istediğin şeyler için hemen vazgeçmek hiç sana göre değil. Biliyorum ben de bu yollardan geçtim. Bazısı aynı olsa da bazısı ise benzerdi ama her şeye rağmen denemek bile çok güzeldi. Çok zorlu bir süreci başarmanın getirdiği o büyük zafer paha biçilemez. Oradan okunduğu kadar basit olmayabilir başarmak. Lâkin bitirmek için önce başlayıp deneyimlemeniz gerekir. Hem nereden biliyorsun yolunun her zaman karamsar olduğun gibi kara ve çetin geçeceğinden? Belki de yolun sonunda başardıklarına sen bile şaşıracaksın. Sen içindeki senden bihabersin bence. Bak Mevlânâ ne demiş bu konuya hitaben: “Kendini küçük görmeyi bırak! Sen yürüyen bir evrensin. Büyük bir potansiyelle doğdun. İdeallerin, hayallerin, gerçekleştirmek istediklerin var. Kanatların var. Sürünmek için değil, uçmak ve yaşamak için doğdun. Elinde ipin var olduğunu bilirken ne diye kuyunun dibinde durmaya devam edersin? Evren senin dışında değil, evren senin bizzat içindedir.” Sen senden vazgeçme ki, hayallerin de hayatından vazgeçmesin… “Hayallerinize giden yolda kameranın merceğini kendi bakış açınıza göre ayarlayın, başkalarına göre değil.”

Ateşe Yürüyenler – Yüksel Ela

290,00
“Bir düş dünyasının korkunç labirentinde bir efsunun eseri mi oldum?” “İster delirdin de, ister inkâr et. Bu bilinmezler dünyasında kayboldun!” Mekân! İnsan! Zaman! Hepsi yabancı… Kayboluşların en derinini yaşayan genç bir kız bilinmezler girdabındadır. Bu yeni dünyadan bir çıkış yolu mümkün mü? Arayış bilgelikte… Bu garip dünyada beyninde dolanan yığınlarca bilinmezliği gün ışığına çıkarmaya çalışırken, ufkunda bir bir beliren, kaybettiği değerleridir. Hiç tanımadığı yeni duygularla da tanışır: Aşk! Gözlerini akıllara durgunluk veren bir mücadelenin içinde açmıştır. Bir karınca karşı koyabilir mi orman yangınına? Mücadele kendi mücadelesidir aslında. Ve bulduğu, safi kendi yitiğidir.

Hüma’nın Kimliği – Muhammet Kaya

210,00
Görevli, Hüma’nın kimliğini küçük, kırmızı malzeme kutusundan çıkardığı küçük bir delgeçle deldi. Delgeçin, kimliği delerken çıkardığı takırt sesi Bayram’ın yüreğini de deldi. Boğazı düğümlendi, gözleri doldu. Görevli, kimliği kutuya koyacaktı ki, Bayram kimliği kendisine vermesini rica etti. Önce “Olmaz,” dedi görevli, ama Bayram ısrar edince kırmadı onu. Bayram, elleri titreyerek aldı kimliği. Gözlerinden yaşlar süzülürken “Kaydını henüz yaptırmıştık… Ne çabuk,” dedi. Görevli araç hareket edip uzaklaşırken, Bayram yolun ortasında elinde kimlikle öylece kalakaldı… Oysaki yaşam adına verilmeliydi tüm çaba. Yaşayanın kıymet gördüğü bir sistem hayal olmamalıydı. Yıkıldıktan sonra tartışılan evin- barkın, hastalandıktan sonra konuşulan sağlığın, zulüm reva görüldükten sonra sağlanmaya çalışılan adaletin gerisinde kalmıştı sistem, insan, düşünce ve fikir…

Kıyı – Hüseyin Avni Cengiz

95,00
Yaşam, ölümün ve sonsuzluğun kıyısında ne çok öykü biriktiriyor böyle. Beklentiler, hayal kırıklıkları, ayrılıklar, özlemler, mutluluklar… Bütün bunlar aslında biriktirdiğimiz öykülerin türü, dosya uzantısı gibi. Ve hepsinde yaşamın farklı bir boyutu belirginleşiyor. Bunları yazmak ise, sınırlı varlığımızın sınırlarını biraz da olsa aşmak anlamına geliyor belki de. Okumak da aynı şekilde… “Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil.” demiş büyük ozan Fuzulî. Bunca öykü içinden yaşamı anlamlandırdığını düşündüğüm birkaç öykümü seçtim. Kayda geçsin istedim. Bu kadarını olsun söylemeseydim olmazdı.

Prometheus – Çağrıl Taştan

75,00
Kartallar da yorulmuştu, Ciğerlerini kemirmekten Unutulmuştu bir dağ başında, Hermes gelmişti fısıldamıştı kulağına "Bak şimdi, bak şu insanlara Değer miydi bunlar için Zeus tanrıya karşı koymaya?" Prometheus "Değmez miydi? Haksızlığa karşı koymaya, Kibir zincirlerini, gecenin genç tanrılarının Boyunlarına asmaya… Ateşi kuşanıp, karanlıkta kalmış Ruhları sarsmaya?”

Evdeki Yabancı – İsrafil Baran

80,00
Yemek masamızda gördüğünüz bu yabancı kadın, evimize 2002 yılında musallat olmuştu. Çok iyi hatırlıyorum. Ocak ayıydı. Babam mutfaktan beni çağırmıştı. Akşam yemeği hazır olduğu için seslendiğini düşünmüştüm. Odamdan çıktığımda mutfağın kapısının önünde durmuş, oraya girmemem gerektiğini anlatmak için eliyle 'git, git' işareti yapıyordu. Babamın gözlerindeki korkuyu görmüştüm. O an bir şeylerin ters gittiğini hissetmiştim. Neler olduğunu anlamak için ona yaklaştım. Babam kısık sesle anlatmaya başladı. “Beni dikkatlice dinlemeni istiyorum. Evimizde davetsiz bir misafir var. Onu görmemezlikten gelmeni ve gözlerini benden ayırmamanı istiyorum. O sana fısıltıyla bir şeyler söyleyecek. Senin peşinden gelecek. Senin iletişime geçmen için elinden geleni yapacak. Senin için çok zor olacak biliyorum fakat onunla sakın konuşma. Çok yakında bu evden gidecek. Sana söz veriyorum. O yokmuş gibi davranıp onu düşünmemeye çalışmalıyız. Onun gitmesinin tek yolu bu.”

Bir Mevsim Bulmalıyım Nilüfer Akıngül

75,00
Bir mevsim bulmalıyım; sararmayan, solmayan. Ne baharı ne yazı, kışı karı olmayan. Güneşin batmadığı, yıldızın sönmediği, Giden derdin kederin, bir daha dönmediği. Adeta gönüllenmiş âminlere ellerim. Zorla ikna oluyor, yakarışa dillerim. Kanatlar istiyorum; hüthütten, ebabilden, Ama gelen tek cevap, “Sus” diyor Azrail’den!?.

Dönemeç – Nilüfer Akıngül

80,00
Gözün karası, keşke silebilse bahtın karasını. Doğumla başlayan yolculuk, ölüm denen hüzünle nihayetlenmeden güle oynaya mutluluğu yakalayıp sarılsa insan. Bir defa dizinde uyuyabilse huzurun. Fotoğraf çekinirken, -poz derdine düşmeden- içinden geldiği gibi gülebilse. O zaman yaşamanın günlerle kayda geçen tarihi, belki de anlam kazanır.

Uğultu – Mustafa Ağcan

75,00
Bir harf yansır Kalpten akla Alır gider onu Bırakır en derin duygulara Coşar duygular Dinlemez kimseyi Yelkenidir artık Bembeyaz kâğıtlara serilen kelimeler Kimi zaman duygular yön verir insanoğluna, kimi zaman da insanoğlu duygulara. Gözleri iç dünyaya bakan bir kalp adamının kalbinden kopan dizelerinin kâğıtlarda vücut bulmuş halidir bu kıymetli dizeler. Her okunuşta, farklı hislere gebe olan bu mısralar, hüzünlü kalplerin neşe sahiline vurmasına vesiledir. Çağladıkça çoğalan memba gibi, farklı ruhlarda kendine dostlar edinir ve dilden dile dolaşır.

İhtiraslar ve Dizginler – Berat Özdemir

70,00
Bir kere maşuk aşıka yürü demiş durur mu? Hele zindandan bir çıksın gönül dili durur mu?

Concierge – Kerem Katıoğlu

115,00
Oteller yapı olarak daima kolay tasarlanır. Yani kapısından içeriye girdiğinizde sizlere "hoş geldiniz" diyen bir lobisi vardır. Gitmek istediğiniz yerleri bulmak için çok çaba sarf etmezsiniz. Resepsiyon genellikle hemen karşınızdadır, asansörler hızlı ulaşılabilen bir açıdadır. Odalar, restoran ya da diğer bölümler için basitçe görebileceğiniz yönlendirmeler yerleştirilmiştir. Ve size "hoş geldiniz" diyen lobinin en ulaşılabilir köşesinde CONCIERGE vardır. Peki kimdir Concierge, görevleri ve standartları nelerdir?

Sağlık Olsun – M. Esra Kaya

145,00
TRT Haber ekranlarında beş yılı aşkın süre boyunca yayınlanan Sağlık Olsun programında yolu sağlıkla kesişen, insanlara şifa dağıtmak için ömrünü adamış onlarca konuğun dilinden birbirinden güzel pozitif yaşam öykülerini okumaya hazır mısın? Yazar M. Esra Kaya, Sağlık Olsun programına konuk olan çok değerli profesörler ve doktorlarla yayın öncesinde ve reklam arasında kendi aralarında konuştukları birbirinden ilginç konuları okura kendi üslubuyla aktarıyor. Çaresiz sanılan, korkulan, tedavisi yok denilen pek çok hastalığın tedavi şansı olduğu müjdesinin verildiği satırları okurken huzur bulacak, sağlıklı olduğunuza şükredeceksin. Ve gönlünden şu cümleler dökülecek, 'Daha gidilecek çok yol, atılacak çok adım, yapılacak çok iş, alınacak edilecek çok dua var. Yeter ki SAĞLIK OLSUN…'

Senden Değerlisi Yok – Hatice Ataş

75,00
Sen ki milyarca insan içinde şu an karakterinle ve ahlakınla teksin. İçinle ve dışınla… Şu dünyaya senin gibi gelmedi ve gelmeyecek. Seni yaratan, senin her bir azana ayrı ayrı özenip ve sana ayrı bir kader yazmış ve hiç bir yazgısı tesadüf değil. Seni yaratan, sana bu kadar özenmişken, sen kendine neden değer vermezsin ey can? Biliyorum ki şu an bu satırları okursan muhtemelen kendini geliştirmek istediğin yönlerin var ve herkesin mutlaka olmalıda. İlk olarak kendini sevmekten başlamak gerekli. Sana verileni sev ve razı ol. Sana verilen dış güzellikleri sev. Elini, gözünü, gönlünü sonra yazgını sev ve sana verilen kaderi sev. Mevla’nın verdiğine razı olmak kendini sevmektir ey can. Çünkü o kader sadece sana yazıldı. Onu yazarken her bir ayrıntısına özenildi. Ve hayatındaki her bir olayın perde arkasını anla. Her bir canlı onun emrinde unutma. Ders çıkar. Anladıysan bir şeyleri, bir daha o kuyuya düşme ey can. Sen kendini sev, Rabbini sev, Ondan gelen her şeyi sev…

Kundaktan Okula Çocuk – Şüheda Çetin

150,00
Kundaktan okula çocukların fiziksel, psikomotor, zihinsel, dil, ahlak, kişilik ve duygusal gelişim alanları tek tek detayları olarak anlatılmıştır. Her bölüm kendi içinde; bebeklik dönemi(0-2), ilk çocukluk dönemi(3-6) olarak iki bölümde incelenmiştir. Her gelişim alanının sonunda, anlatılan gelişim alanı ile ilgili karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları anlatılmıştır. Anlatılan gelişim alanı ile ilgili aileye ve öğretmenlere öneriler kısmı bulunmaktadır. Okuyacağınız bu kitap bilimsel olarak kabul edilmiş temel bilgileri anlatmanın yanında özellikle gelişim alanları ile ilgili karşınıza çıkacak sorunlara değiniyor. Bu sorunlar çocukta görüldüğünde ailelerin ve çocukla ilgilenen herkesin çözüm bulacağı bilgileri içeriyor. Okul öncesi öğretmenlerinin sınıfına gelen bir çocuğun dünyasını yakından tanımasına olanak sağlarken, gelişim alanıyla ilgili destekleyici ipuçlarını içeriyor. Her çocuk, ilerinin bir yetişkini oluyor. İşte bu kitap kalbine dokunacağınız çocukları iyi tanımanız, onların dünyasına bakabilmeniz için yazıldı. Elini tuttuğumuz, gözlerinin içine baktığımız, gülümsediğimiz her çocuğun kalbine dokunabilmemiz dileğiyle…

Son Şaman – Cem Soydemir

245,00
Bu eserde Ankara’da yaşayan genç ve başarılı bir iş adamı olan Mehmet’in Şaman soyundan geldiğini öğrenmesi ve sonrasında olağanüstü paranormal yetenekleri olan şamana dönüşme yolculuğunda yaşadığı olaylar akıcı bir dille okura sunuluyor. Mehmet’in yolculuğunda Şamanizm ile Gök Tanrı, Erlik, Tanrıça Umay ve Ülgen tanrılarının dünyasına kısa bir yolculuk yaparken parapsikoloji biliminin sınırlarında gezinecek, Mehmet ile Sinem’in üniversitede başlayan tutkulu ama hüzünlü aşklarına şahit olacaksınız. İlk aşk deneyimlerinizi hatırlarken Gökçeada, Ankara, Çıralı, Sivrihisar gibi pek çok yerde kısa bir gezintiye çıkacaksınız. Suriye’de esir hayatı yaşayan dört kişilik bordo bereli ekibin ve ailelerinin acılı hikâyesini okurken, Binbaşı Demir ile askeri operasyonlara katılacak ve yaşadığı kafa karışıklıklarına ortak olacaksınız. Yaşlı çift Yorgos ve Agata’nın acılarını paylaşırken, cami imamının oğlu kumarbaz Doğan’ın, aklının ve vicdanın derinliklerindeki çatışmalarını, muhasebelerini, pişmanlıklarını öğrenecek, hippilerle tanışacak, Nasreddin Hoca ve Bacanak ile neşelenecek, Türk Pembe Panter ile düşüncelere dalacaksınız. Dünya gazinolarında en çok oynanan Blackjack ve Poker oyunlarını öğrenip, heyecanlı bir iki oyun izleyeceksiniz.